Avrupa Basketbol Şampiyonası (Türkiye – Polonya)
Yazar: Mümtaz Tarih: Eylül 10th, 2009Polonya karşısında aldığımız mükemmel galibiyetle ilk tur maçlarını tamamladık. Bütün parçaları eksiksiz işleyen bir milli takım izlemenin keyfi gerçekten bambaşka oluyor. Dün eleştiri yağmuruna tuttuğum Semih bile güzel bir oyun çıkardı bugün. Oyunun hem hücum hem de savunma tarafında doğru kurguyla sahada olmamız bu turnuvadaki başarımızın kilit noktası bana göre.
Maç öncesi Polonya’nın seyirci desteğini de arkasına alarak oldukça sert savunma yaptığını biliyorduk. Özellikle pota altında Orlando Magic’de çok iyi bir sezon geçiren Marcin Gortat ve geçtiğimiz 3 yıl Khimki’de çok başarılı maçlar çıkaran bu sayede de Maccabi Tel Aviv’e transfer olan Maciej Lampe, Bulgaristan ve Litvanya karşılaşmalarında hemen hemen her pozisyonda rakiplerine olan üstünlüklerini hissettirmişlerdi. Özellikle turnuvanın en iyi uzun rotasyonuna sahip takımı Litvanya karşısında bu ikilinin yaptığı 37 sayı ve 27 ribaunluk katkı oldukça etkili görünüyordu. Kısa olarak da devşirme statüsünde oynayan, Prokom’da ki skorer kimliğiyle tanıdığımız David Logan beklentileri fazlasıyla karşılamıştı ilk iki maçta. Bütün bu artılara rağmen Polonya’nın Türkiye karşısında pek de fazla şansı olmadığını düşünüyordum maç öncesi. Böyle düşünmemdeki en büyük sebep Polonya’nın bize karşı sayı bulmakta çok zorlanacağını düşünmemdi.

Maçın geneline baktığımızda 3. periyodun ilk bölümü hariç Polonya çok zorlandı bizim hareketli savunmamıza karşı. Ama bana göre maçın kilit noktası maç öncesi avantajlı olabileceklerini düşündüğümüz pota altında daha maçın başında kurduğumuz üstünlüktü. Maç başlar başlamaz Ömer Aşık üzerinden yaptığımız hücumlarda bulduğumuz yüksek isabet ve Lampe’ye aldırdığımız çok çabuk iki faul maçın bizim adımıza çok daha kolay geçmesini sağladı. Saplantıları yüzünden Tanjeviç’e olan kızgınlığım hala devam etse de, Polonya’yı çok iyi analiz ettiğini ve çok doğru zamanlarda takıma müdahalelerde bulunduğu itiraf etmeliyim. İlk 2 gün hastalığı nedeniyle takımı yalnız bırakan Ömer Onan’ın, Polonya’nın en etkili kısası David Logan’a yaptığı inanılmaz savunma da maçın bir diğer kritik noktasıydı.
Bu güzel galibiyetin bir diğer boyutu da Ersan’dan aldığımız hücum katkısının artık standart haline gelmesi, Hidayet’in kritik anlarda sorumluk alma bilincinin iyice gelişmesi, Ender’in inanılmaz oyununa devam ediyor olması denilebilir. Ayrıca oldukça fazla eleştirdiğim Semih Erden’in de turnuva başından beri ilk kez pozitif bir oyun sergilemesi ilerleyen maçlar için oldukça sevindirici bir gelişme.
Polonya karşısında kazandığımız bu galibiyetle çeyrek final yolunda çok önemli bir adım atmış olduk. F grubuna iki galibiyeti bulunan tek takım olarak lider başlıyor Türkiye. Altı takımlı grupta ilk dört sırayı alacak takımların çeyrek final oynayacağını düşünürsek, alacağımız bir galibiyet bile çeyrek final yolunda bize büyük ihtimal yetecek. 2 galibiyet almamız durumunda ise turnuvanın Türkiye ile beraber en iyi oynayan 2 ekibinden biri Yunanistan ile eşleşmeyiz ki bu madalya yolunda çok önemli bir adım olur bizim için. Ama İspanya, Slovenya ve Sırbistan gibi 3 iddalı takımdan bu galibiyetleri çıkarmanın hiç de kolay olmayacağı gerçek. İlk maç Cumartesi günü, Türkiye saatiyle 16:45′de İspanya ile. Görüşmek üzere..
Etiketler: 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası, Basketbol, david logan, maciej lampe, marcin gortat, ömer aşık, Polonya, Türkiye
