Aylak Adam

Aylak Adam

Bazen bir kitabı okuduktan sonra, üzülürüm, neden bu kadar geç keşfettim onu, diye. Bir geç kalmışlık hissi, bir burukluk.. Ama bazen de hikaye tam farklı yönde gelişir. Her ne kadar “Aylak Adam” ben var olduğumdan beri orada olsa da, hiç üzülmedim ona neden bu kadar geç ulaştım diye. Sanki onu okumam için belirlenmiş doğru bir zaman vardı, ve o an geldiğinde birçok bilinmeyen, bilinmeye başlayacaktı aniden.

En büyük korkusu “alışmak” olan, milyonlarca kadının içinden bir tekini arayan, aradıkça yalnızlaşan, yalnızlaştıkça da uzaklaşan bir adamın hikayesini anlatıyor “Aylak Adam”. Toplumun yabancılaşmasına, tekdüzeliğin zaferine bir başkaldırı anlamı taşıyor çoğu zaman.  Hayatın, tesadüflerle, gerçekliği ortadan kaldıran yanılsamalarla, anlık kararların yarattığı sürprizlerle güzel olduğunu, hemen her satırda hatırlatıyor bizlere. Hepimiz için bir “o” nun var olduğunu hissettirirken, yakınlarımızda olduğunu düşündürüp mutlu olmamızı sağlarken, onunla karşılaşmamızın da tamamen tesadüf üzerine kurulu olduğunu yüzümüze vurmaktan kaçınmıyor aynı zamanda.

  • Yoksa hersey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
  • En az umutlanmaları gerektiği zaman en çok umarlardı.
  • Karıncalar bilmeden severler.
  • Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz , o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor.
  • Görüyor musun, insanların geleceği nasıl ufacık, bilmeden yapılmış bir hareketle değişiyor?
  • Beni anlasa, o da benimle aynı düşü görse.
  • Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.
  • Yoksa yeniden günlerin adıyla mı ilgilenmeye başlayacaktı.
  • Yarına çabuk ulaşmanın tek yolu uyumaktı.
  • Gitgide, yakınlıkları yalnız kol kola yürümelerinde, aynı yatakta yatmalarında kalmış karı – kocalara mı benzeyeceklerdi?
  • İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri ama olamadıkları kişiyi anlatırlar.
  • Bu büyük zevki ona ben tattırıyorum diye..
  • Toplum içinde yaşamanın baskısını, yükünü hafifletmek için içer insan. Çekinmeden bağırmak, yüksek sesle gülmek için ..

Cevapla