Belçika Mutfağı (#$*!)

Belçika Mutfağı (#$*!)

Bugün çok ama çok özel(!) bir mutfak olan Belçika mutfağı hakkında konuşma vakti.Evet biliyorum, bir ülkenin mutfağı hakkında bir şeyler karalayabilmek ciddi bir uzmanlık işi. Ama bıkmadan usanmadan arkasında duracağım bir konu var ki, Belçika’da 1 hafta kalan herkes bu mutfak hakkında bir şeyler yazabilir :)

Hayal gücünüzün sınırlarını zorladığınız, ama  kafanızda canlandıramadığınız şeyler vardır. Ne yazık ki bu Belçika mutfağı için geçerli değil. Buraya gelmeden önce okuduğum bir çok yazı vardı bu mutfak hakkında. Hemen hemen her yerde üstüne basa basa söyleniyordu kendine özgü bir mutfağının olmadığı. Ama bir mutfağın yalnızca patates kızartması, çikolata, waffle ve midyeden oluştuğunun farkına ancak yaşayarak varabiliyor insan. Etrafınıza bakıp  kendinize bu insanların nasıl bu kadar çok  patates kızartması yiyebildiğini sormanız için bu ülkede 5 dakika yaşamanız yeterli.

Şimdi olaya birazcık daha boyut katalım. Belçika mutfağı diyince patatesin öneminden filan bahsedilir hep, her restoranda patatesin farklı pişirilmiş tarzlarının, farklı yemeklerinin bulunabileceği yazılır,çizilir. Hatta daha da ileri gidip 200’den fazla çeşit patates yemeği yaptıklarını okuyup şaşırabilirsiniz de. Hani görmeden inanmak istiyor insan bu güzel hikayelere. Ama inanın bu insanlar sürekli bidiğimiz patates kızartmasını yiyorlar. Bakkaldan çerez alıyormuşcasına külahlarda patates kızartmaları alıp, sabah öğle akşam demeden tüketiyorlar sürekli. Öyle Türkiye’de ki gibi az da gelmiyor isteyince, biz Gün’le beraber 1 porsiyonu ancak yiyebiliyoruz, bu insanların ne kadar sağlıklı(!) beslendiklerini siz düşünün artık.

Evet Belçika mutfağına olan tüm öfkemi dışarı vurduktan sonra , biraz da güzel şeylerden bahsedelim artık :)  İlk itirafım çikolatalar hakkında. Hayatımın  en leziz çikolatalarını bu mutfak sayesinde tattım, kesinlikle. Bu konuda kesinlikle 1 numaralar. Türkiye’de çikolata diyince aklımıza gelen markalar olan Milka ve Toblerone burada oldukça sıradan kalıyorlar. Özellikle tavsiye edeceğim marka Cote D’or. Sütsüz olanlarını tattığınızca, çok lezzetli bir kakao tadı alıyorsunuz. Benim gibi Türkiye sınırları içerisinde bitter’den nefret eden bir bünyeyi bile bitter’e alıştıran bir lezzet bu. Klasik bitterin dışında %75 kakao,%80 kakao,%85 kakao hatta %90 kakaolu çeşitleri bile bulunuyor. Bitter’in dışında sade sütlü çikolatası ve truffe’sini  orgazmik lezzetler sınıfına dahil ettiğimi de söylemeliyim. Şu ana kadar ekmeğin üzerine sürdüğüm en harika lezzet olan çikolata kreması da inanılmaz Cote D’or ‘un. Çikolata diyince el yapımı olanlarından da bahsetmemek olmaz. Belçika’nın herhangi bir şehrinde herhangi bir çikolatacıya girip yediğiniz çikolatalarla kendinizden geçmeniz mümkün.

İşte bir diğer itiraf konusu, Belçika Birası. İnsanı kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor. İçildiği andan itibaren ağızda harika bir tat bırakan Chimay Blue buradaki biralar içerisinde çok özel bir yere sahip. Magnum olarak adlandırılan bu bira içerdiği %9 alkolle de göz dolduruyor. Kesinlikle harika olan bir diğer bira ise Kriek diye adlandırılan vişneli biralar. İnanılmaz leziz olan bu içeceklerin, bira sevmeyen bünyelere  bile birayı sevdireceğini iddaa etsem , kimse hayır demez herhalde. Belçika birası hakkında ayrıntılı bir incelemeyi daha sonra yazmayı planlıyorum.

Belçika mutfağı hakkında söyleceklerim burada bitiyor. Sırada Belçika’da ulaşım var :)

Cevapla