Bir Öğrencinin Yaşayabileceği En güzel Şehir: Leuven
Yazar: Mümtaz Tarih: Temmuz 15th, 2009Yine çok güzel bir hafta sonuydu bizim için. Önce Leuven, sonra da Brugge gibi iki harika şehri gezme şansı yakaladık. Oldukça yorucu bir hafta sonu olsa da mükemmel bir deneyim olduğunu söylemeliyim. Bu güzel hafta sonu bir çok güzel yazı konusu çıkardı ortaya. Bu yazıların ilki, bir öğrencinin hayal edebileceği en güzel şehir olan Leuven hakkında.
Belçika’ya gelmeden önce hakkında okuduklarımın da etkisiyle, kafamda mutlaka görmem gerek dediğim şehirlerin başında geliyordu Leuven. Üniversite bittikten sonra ne yapacağım hakkında hala kafamda kesin fikirler olmasa da, Avrupa’da iyi bir üniversite’de yüksek lisans yapmak önemli bir seçenek gibi görünüyor gözüme. İşte Leuven’le yolumun kesiştiği nokta da burası olmuştu bir kaç ay önce. Avrupa’nın en iyi üniversitelerinden biri olan, şehirle iç içe geçmiş bir kampüsün içerisinde mükemmel olanaklara sahip “Katholieke Universiteit Leuven”, kafamda oluşturduğum gelecek planları içerisinde ufak da olsa yer işgal etmeye başlamıştı. Leuven’in bu kadar ilgi çekici olmasını sağlayan bir diğer nokta da, Avrupa’nın silikon vadisi olarak bilinen, IMEC’in bu şehirde bulunmasıydı. Elektronik mühendisliği okumaya başladığından beri mikroelektronik diye sayıklayıp duran biri için böyle bir yer inanılmaz görünüyordu. İşte bütün bunları düşünerek gittim Leuven’e.

Brüksel’e 25 dakikalık bir tren yoculuğu kadar uzak Leuven. Tren garından çıkar çıkmaz şehrin düzeni göze çarpıyor hemen. Bütün Belçika genelinde olduğu gibi mimari yine muhteşem bu küçük şehirde. Ortaçağdan beri üniversite şehri olmasının da etkisiyle, şehrin içinde üniversite değil de, üniversitenin içerisindeki şehir gibi duruyor Leuven. Beklentilerin aksine derli toplu bir kampusü yok üniversitenin. Daha da ilginci tüm binalar şehrin her yanına dağılmış durumda. Geçmişten beri sürekli duyduğum, “iyi üniversiteler tek bir kampüsten oluşmalıdır” ve” iyi üniversiteler şehrin dışında kurulmalıdır” sözlerini harika(!) bir şekilde örnekliyor Leuven.
Restaurantta yemek sipariş ederken ya da mağazadan bir şeyler alırken hiç zorlanmıyoruz Leuven’de. Belçika’da gezdiğimiz diğer şehirlerin aksine Leuven’de herkes İngilizce biliyor gibi. Tabelalar, gazeteler, televizyon yayınları flamenkçe olsa da insanlar İngilizceyi yadırgamıyor Leuven’de. Mons’da sıklıkla yaşadığımız iletişim problemlerinin ortadan kalkması kesinlikle harika bir duygu.

Leuven’le ilgili bir diğer ilginç ayrıntı şehirdeki bisiklet sayısı. Oldukça yağmurlu bir gün(evet, Belçika’da yazın yağmur yağması çok sıradan) olmasına rağmen, yaşlısı, genci ,çocuğu demeden herkes bisiklete biniyor bu şehirde. Belçika’da yeni yerler gezerken en büyük yardımcımız olan “use-it” (bu da ayrı bir yazı konusu) rehberlerinden öğrendiğimiz kadarıyla, günlük 4-5 €’ya bisiklet kiralamak mümkün Leuven’de. Yağmurlu bir gün olması sebebiyle biz kiralamamış olsak da tavsiye edebilirim,bu güzel şehri bisikletle gezmeyi.
Şehrin görülmesi gereken yerlerine gelince, dış görünümüyle kesinlikle ilgi çeken belediye binası (Town Hall) ilk akla geliyor. Bina tam 238 farklı heykelle süslenmiş. Binanın tam karşısında bulunan dürbünü kullanarak heykelleri en ince ayrıntısıyla incelemek mümkün. Şehrin bir diğer önemli yeri Avrupa’nın en uzun barlar sokağından biri olan Oude Markt. Bu cadde üzerinde çeşit çeşit Belçika birasını tatmak mümkün. Oldukça küçük bir şehir olmasına rağmen, inanılmaz büyük bir kütüphane sahip Leuven. Cumartesi olması dolayısıyla içine girememiş olmamız en büyük can sıkıntısıydı bu hafta sonu adına. Kütüphane ile ilgili ilginç bir ayrıntı ise, hem 1. hem de 2. Dünya savaşında yıkılmış bu kütüphane. Alman savaş tazminatları ve ABD yardımıyla yeniden yapılan bu bina, dünya savaşlarının bir simgesi olarak görülüyomuş bugün. Kütüphaneye kadar gitmişken, varlığına anlam veremediğimiz iğnenin ucuna geçmiş sinek heykelini de görmemek olmaz tabii.
Bir öğrencinin hayal edebileceği herşeyi vaat ediyor bu şehir. Kimbilir, belki tekrar yolumuz kesişir bu yaşanılası şehirle
Etiketler: Belçika'da master, Belçika'da yüksek lisans, elektronik mühendisliği, imec, Katholieke Universiteit Leuven, kul, Leuven, master, yüksek lisans

Sanki çok şehir görmüş gibi : ) Len daha dur gördüğün 2 bilemedin 3. şehir ya
Abart abart
Gördüğüm ilk şehirdi bu. Diğer şehirlerin güzel olması yetmez şehirde ingilizce de konuşulmalı. Diğer türlü Leuven’i tahtından kimse indiremez
Merhaba öncelikle yazını beğendiğimi söyleyerek giriş yaparsam belki daha çok şansım olur:)siteni inan samanlıkta iğne ararken buldum.Kısaca özetleyim; üniversiteyi yeni bitiridim tam yurt dışında yükseklisans yolları ararken bir ahbabımız belçikada yaşıyor çıktı ve bana oraları biraz anlattı kendisi Leuven üniversitesi mezunu.Bana da o üniversiteyi tavsiye etti şimdilerde ciddi olarak düşünüyorum ama nasıl gidilir, başvuru şartları nelerdir,eğitim dili ingilizcemidir, ingilizcem yeterli değilse bu orda giderilebilirmi…. gibi bir çok soruya cevap aramaktayım:) eğer senın bu süreçten bilgin varsa ve benimle paylaşırsan çooook sevinirim. şimdiden teşekürler:)
Selam
Ben lise son öğrencisiyim.Bu Üniversite ile bugün şans eseri tanıştım.Bir hocamız bahsetti.Ama kesin bilgilere sahip değilim.Bana yardımcı olabilir misiniz?
[...] http://www.mumtazdemirci.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/ [...]
selam ben ingilizce tıp 2.sınıf ögrenciyim yatay geçiş yapmak istiyorum bununla da ilgili biraz arastırma yaptım geçiş oluyomus diye biliyorum. fakat yazdıklarınızı görunce sizinle konusmak istedim,tesadufen sizin sayfanızı buldum sanırım sans bu olsa gerek:) umarım görusme sansımız da olur ve böylece cok daha dogru bilgiler edinirim diye dusunuyorum..
Merhaba Gizem,
Belçika gerçekten ünivesite okumak için ideal bir yer.Özellikle flaman tarafında herkes ingilizce bildiği için adaptasyon çok kolay. Sağlık alanındaki üniversiteler konusunda pek fazla bilgi sahibi olmadığım için gideceğin üniversitenin kalitesi konusunda bir yorum yapamıyorum. Denklik konusu oldukça önemli. Umarım uzun vadede en doğru kararı verirsin.